Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

küçük kız

O hayatın en ağır darbesini yeyip daha çok küçükken acıların içinde büyüyen bir kız çocuğuydu sonbaharda düşen yapraklar gibi oradan oraya savruluyordu hiç ses etmeden sadece yaşamaya çalışıyordu artık büyümeye başlamıştı büyüdükçe yaşı ilerledikçe ilk defa aşkı hisseden kalbi pır pır atıyordu çok seviyor ve seviliyordu ama hesaba katmadığı çok şey vardı etrafındaki insanlar onun yanlızlığı kimsesizliği çaresizliği ve tam da bunlar başına geldi ne yapsa da ilk ve son aşkıyla evlenemedi hiç istemediği sevmediği halde bir başkasına mahkum ettiler bu okyanusa tekneyle açılıp kaybolup bir daha bulunamamaktı ve öyle de oldu hiç bir zaman mutlu olmadı hiç bir zaman unutamadı kalbi ilk gün ki gibi heyecanı içinde kaldı asla tamamlanamayan hikaye kalbini kilitleyen gözü yaşlı bir kadın olarak kaldı asla düzelmedi yanlızlığı mutsuzluğu hep gözlerinde kaldı.

pişmalık

Sanırım çoğu kadın ikilem ve gerçekten aşık mıyım gerçekten seviyor muyum ikileminin arasında nikah masasında buluyor kendini tam olarak yaşadığı şey buydu sevdanın seviyor muydu gerçekten istiyor muydu diye düşüncelerin içinde kaybolunca kendini nikah masasında bulanlardan biri oldu iyi bir mesleği vardı evlenmiş ama eksik bir şeyler vardı biliyordu sanki yarımdı bir şeyler çok kısa bir süre sonra eşinin sakladığı önemli bir hastalığı olduğunu öğrendi o sektörün içindeyken eli ayağı bağlanmış gibi hiçbirşey yapmak istemedi olduğu yere getirmedi kendince türlü bahanelerle kendini ve çevresini kandırdı ve eşi doktorun yanlış tedavisi yüzünden hayatını kaybetti üzerinden yıllar geçti ama onun pişmanlığı dinmedi vicdanı rahatlamadı hiç ve bu kez gerçekten büyük bir aşkla 2. evililiğini yaptı ve ilk evliliğindeki hataları yapmamak için kendine söz verdi...

sorunlar

Derin yaralar almış kalbi sevgiye muhtaç dibi görmüş karanlığında yok olurken kafasındaki planlar bir bir yok olmaya yüz tutmuş omuzları öne doğru düşmüştü evine doğru her akşamın sabahında yürürken kimsenin ondan bir beklentisinin olmadığının farkına çok geç varmıştı oldukça hassas ve naif bir ruhu vardı durup düşündü bu bedene bu ruh neden teslim edildi daha önce ne yaşamıştı neden bedenine bu ağırlığı veriyordu son dönemde iyice psikolojik olarak çökmüş vaziyette ne yapacağını bilmez bir halde bomboş bir kafayla baş başa kalmıştı çok konuşuyor anlamsız ve bir o kadar da saçma şeyler anlatıyordu olmayacak insanlara derdini anlatıp hafiflemeye çalışıyordu yaptığı yanlıştı biliyordu ama birileri bu yanlışa itiyordu sanki onu git ve küçük düş der gibi ne hale gelmişti hayatı bıkmış usanmış aklındaki tek şey yok olmak ve onu kimsenin bulamamasıydı...

AŞKKK

Resim
   EY AŞK TEK DİLEK HAKKIM BU ADAM TEK İSTEDİĞİM BU ADAM BANA BU ADAMI VER 

NEDEN

Niye aşk hikayeleri hep büyük aşklar diye başlar benim gibi kalbi aşkı hiç tatmayan yok mu? ağladığım kimse olmadı uğruna sabahladığım çok özlediğim hiç kimse olmadı hata yaptım aşkı aramalıydım mutlaka beni de çok sevecek biri çıkacaktı bende ölmeden sevilecektim ama dedim ya hata yaptım kalbim aşkı tatmadan mutsuzluktan toprak olup gidecek kısıtlı zaman içinde yaşadığım bu acının tarifi yok hayallerim hayal olarak kalacak benimle toprak olacak...

HAYALLERİM HAYAL OLDU

Resim
hikayelerimin kahramanıyım ben hayallerimdeki aşkı yazarım ben yaşamadığım aşkı aslında mutsuz gezerim ama aklımdaki aşk ve mutluluk o kadar güzel ki yazdıkça yazdırıyor kendini ben hayallerimin içinde kayboldukça mutlu ve huzurlu hissedenlerdenim umutsuz yaşayan birinin tutunduğu bir dalı olmalı şarkıları hikayeleri hayalleri onu güldüren masalsı düşleri ama gerçek hayat bıçak gibi kesiyor bütün herşeyi

BABAMA

Bugün sizlere öyle büyük aşktan bahsedeceğim ki aşkların en safı en temizi bir kız çocuğunun babasına olan aşkı babası kahramanıdır onu terk etmeyecek hep koruyacak olan kahraman her kız çocuğu böyle büyür hayatta herşeyi hesaplayarak yapar geleceğe bu şekilde bakarız ama ölümü o hesaba hiç katmayız başımıza ne gelir bilmeden yada sevdiklerimize ne olur bilmeden yaşıyoruz işte benim hikayem de tam böyle başladı 18 yaşını sadece 1 ay doldurmuştum ki başıma dünyanın en acı olayının geleceğini tahmin bile edemezken bir kış akşamında benim bütün dünyam en iyi arkadaşım mutluluk sebebim hayata tutunmak için tek sebeb belki de oydu o gün bütün dünya karardı elimden bütün hayatım alındı kahkahalarımı umutlarımı sevgimi herşeyimi aldılar aylarca uyuyamadım o soğukta geceleri oturup onu bekledim dedim ki ; aslan babam gelecek beni böyle bırakamaz onca hayal onca umut ne olacaktı birlikte neler yapacaktık daha 44 yaşında beni bıraktın ne olacaktım şimdi ne yapacaktım çaresizlikle geçen günler bi...

SADECE HAYAL2

Sevgi 2 yaşındaki oğluyla Kore'ye temelli yerleşmişlerdi evini sakin yeşillikler içinde bir yerden almıştı evde yardımcılar ile birlikte oğlu ile günler günleri kovaladı yoğun tempoda çalışmaya devam etti Ji sub aklından hiç çıkmıyordu ama oğlunu ona gösteremezdi açıklayamazdı. aradan 1 yıl geçti zamanla alıştı bu duruma ve oğlunun 3. yaş günü geldi çattı sessiz sakin kendi aralarında pasta kesecekken kapı çaldı gelen ji sub du elinde hediye ile gelmişti onu hiç görmemişti nereden biliyordu ki çıkıp gelmişti oğluna doğru yürüdü ji sub ona çeken bir şey vardı ikisinin arasındaki kuvvetli bir bağdı bu durumdan şüphe duyan ji sub bir şekilde öğrenmek zorunda olduğunu düşündü ve çocuktan bir şekilde örnek almayı başardı evet haklıydı onun oğluydu ikisinin büyük aşkının meyvesiydi ne yapacağını şaşırmıştı sevgi bunu neden yapmıştı neden saklamıştı onu kafasında dönen sorularla kapısına dayanmak istedi ama neyi nasıl soracağını bilmiyordu üstelik bu ortaya çıkarsa hayatı karışacaktı sess...

BİTTİİİ

Oturup geçmişe dönüp bakayım diyorum bakayım da hangi birine bakayım kırılmış hayallerime mi hiç sevemeyen kalbime mi biraz daha fazla çalışıp para kazanabilmek için vazgeçtiğim hayallerime oturup hangi birine yansam bilmiyorum geçmişimi geride bırakıp yoluma devam etmem gerek biliyorum yoksa geçmişin karanlığında kaybolup gideceğim biliyorum. Yine bir kalbim var mı diye sorguladım kendimi sorguladım ki belki de aşık olabilirim diye birine ait bir kalple ömür boyu yaşamak isterdim bazen acıyor kalbim onu hiçe saydığım için sanırım ama döktüğüm gözyaşları taşa çevirdi zamanla kalbimi yaptığım hataların bedeli tam olarak buydu genel kullandığım yaşan aşka inanmıyorum lafı ama öyle değil aslında anlatılan o masallardaki pembe rüya aşkı yaşamak istiyorum hani görünce elin ayağın birbirine karışır heyecandan ne diyeceğini ne yapacağını şaşırırsın ya hah işte o aşkı istiyorum ayaklarımı yerden kesek tek bakışıyla bana bütün acılarımı geçmişimi dertlerimi mutsuzluğumu kederlerimi unutturacak ...

ZÜLEYHA...

Resim
Züleyha lise son sınıfa giden alımlı güzel bir kızdı hayatına daha önce kimse girmemiş kalbini kimseye açmamıştı birgün telefonuna bir mesaj geldi ne olduğunu anlamadı yanlış atıldı diye düşündü sonra mesajlar devam etti onu tanıyan biriydi belli ki o hiç görmediği bu adama kalbini açmıştı daha görmeden heyecandan eli ayağına dolanıyordu yüz yüze gelince neler olur diye düşünürken sonunda karşısına çıkmıştı kalbinin sahibi 1 yıl su gibi geçmiş mezun olmuştu efe evlenmek istediğini söylemişti Züleyha havalarda uçuyordu sevdiği adamla koca bir ömür onları bekliyordu nihayet o gün geldi evlendiler herşey çok güzeldi rüya gibiydi gerçekten o malum gecede örf adet deyip sen kız değilmişsin deyip gece yarısı döve döve o gözünden sakındığı sevdiği kadını babasının kapısına atıp gitmişti efe rüya bitmişti. Züleyha'ya çok düşkün olan babası kızına inanıyordu ama ne yapsa da kızının odasından çıkmasını sağlayamıyordu 1 hafta sonra babası Züleyha'nın sesi çıkmayınca kapıyı kırıp iç...

SADECE BİR HAYAL

Hayaller kızıydı sevgi bazen öyle hayallere dalar giderdi ki sanki gerçek gibi gelirdi ona sanki orada yaşıyor gibi ne zaman üzgün hissetse gerçek olmasını çok istediği hayallerinde kaybolur giderdi. İşte o hayallerinden biri. belki de en büyüğü Sevgi büyük bir şirketin ceosu olarak görev almıştı ve yeni bir anlaşma ve görev için güney kore' ye gitmesi gerekmekteydi sadece 3 aylığına orayı düzeltip toparlayana kadar diye düşünüp yola çıkmıştı aslında çocukluk gençlik hayali güney  kore' ydi ama aradan çok uzun zaman geçmişti aklında kalan sadece o uzun adam uzun yüzlü elleri kocaman olan o adam kalmıştı. Onu görmek ne mümkündü sadece resimleri ile yetinmişti.  Evet güney kore'li ünlü bir şarkı ve aktördü o so ji sub du ne yaparsa yapsın nereye gelirse gelsin unutmayacağı kişi 12 saatlik zorlu bir yolculuk yapmıştı. Heyecanlı ve mutluydu uzun bir yol olunca salaş giyinmişti. Kontrolden  geçerken önünde şapkalı gözlüklü uzun boylu bi adam vardı kokusu etkilemişti bu...

KAYBEDENLER KLUBÜ2

Merhaba kaybedenler kulübü çocukluğunuz ne kadar kötü ve sorunlu geçtiyse malesef gençlik yıllarınız da bir o kadar problemli geçer. Bir çocuk düşünün annesinin sevgisi olmadan neredeyse 20 yıl geçirmiş öz annesi ama bir üvey annenin yaptığı zulümler kadar zulüm görmüş bir kız çocuğu düşünün duvar diplerinde ağlayan sessiz sessiz kendi kendine konuşan içine kapanık uzun bir süre bu süreci yaşayan bu çocuk annesinden dolu dolu sevgi görebilmek için bekledi ama alamadı. Küçük kız çocuğu büyüdü hayatını kazanmayı kendini savunmayı öğrendi o sırtında kırılan odunlar fırlatıldığı duvarlar herşey geçmişte kaldı ama o unutamadı hafızasında yer etti büyüse de korktu hep incinmekten bu yüzden sevemedi kimseyi nasıl sevsin ki sevginin diğer karşılığı anneydi ve o görmemişti anne şefkati bilmeden büyümüştü haliyle bilinçsiz kalmıştı bu duruma ve merak konusu olmuştu bu  devamı gelecek..... sevgiyle kalın

KAYBEDENLER KLUBÜ

Kaybedenler klubüne hoş geldiniz taş mıyım ben benim kalbim yok mu niye bahar bana gelmiyor neden uğramıyor bana bugün bir arkadaşım bana çok önemli birşeyi hatırlattı sen bitmişsin çoktan hayatın bitmiş ne aranıyorsun ne aşkı ne mutluluğu ben bitmişim nasıl bozuk kalmış kafam bu kadar kalbim hala 17 yaşında ama hissettiklerimi kimseye niye söyleyemiyorum bağıra bağıra anlatamıyorum neden ben neden bu kadar çaresizim tüm bunları anlatacak kimsem neden yok herkesin eleştiri okları hep benim üzerimde ama kimse kalbimi görmüyor herkes dış görünüşe bakarak yargılıyor ama yalnızlığımı  görmüyor çaresizliğimi kimse görmüyor...

ZAVALLI

Bir çocuk tanıdım henüz çocukken dayak ile karşılaşan ve bunu hiç dile getiremeyen sessiz ağlamaları dışında yapabileceği hiçbir şey olmadan yıllarca annesinden gördüğü şiddeti susarak sakladı. başından burnundan kanlar aksa da o yinede annesini çok sevgi sırtında kırılan odunları hiç görmemiş acısını hissetmemiş gibi yaşadı bir zavallı komununda biriciği babası korurdu onu ama ne var ki babası da genç yaşında vefat ettiğinde henüz 18 yaşına yeni girmişti. 18 yıl bir fiil dayak yemişti ne yapması gerektiğini biliyordu artık büyümeli güçlenmeli ve dayak yememeliydi ve gece gündüz çalışarak emeline ulaştı ama kalbini kaybetti insanların sevgisinden hep şüphe eden biri oldu aradan yıllar geçti o zavallı korumasız kız büyüdü evlendi ve annesinin ona ihtiyacı oldu çünkü biliyordu artık zavallı değildi güçlü ve girişken biriydi bu dünyada onu ezecek kimse yoktu artık korkmuyordu çünkü kız çocukları okuyup çalışıp güçlü olmak için vardır ezilip hor görülüp dayak hezimet altında yaşaması için ...

DEPRESİF HALLER

Ben kendim gibi olan onlarca insan gördüm ama hepsinin bir acısı vardı hepsi bir acıyla bir hikayeyle büyümüştü tıpkı benim gibi kimsenin bilmediği ne çok şey biriktirmişim ben beni tutam neydi bilmiyorum yada içime atmama sebep olan ben hiç kimseye inanmadım hep kendimce mücadele ettim kimsesizliğimi kimsenin örtmesini istemedim ruhuma hiç yaz gelmedi benim kalbimin soğukluğu ellerime vurur bundandır ki ellerim hep buz gibidir ben ruhumda kalbimde dört mevsim kışı yaşayan biriyim belki de en çok ağlamaktan nefret ederim en ufak yükselen sese akar gözyaşlarım bu yüzdendir kışı çok sevmem yağmur kar yağarken ağlayarak yürüdüğüm de kimse fark etmez beni öylece geçerler yanımdan sanki normalmiş gibi ama benim sessiz çığlıklarım sadece gözyaşlarımla süzülür gider ömrü hayallerle geçen herkese boyun bükerek bakarım ben çünkü bende hayalden başka bir şey elinden gelmeyen biriyim neydi bunun adı acizlik mi? Hayır değil sadece imkansızlık daha doğarken yanlış bir kader ile başlayınca hayata ye...

BAZI ŞEYLER...

Merhaba uzun zamandır yoktum ortalıkta ama bugün size bir soruyla geldim. sizlerin de kendi rahat hissettiği bazen adına kaybolmak dediğimiz durumlar var mıdır? Bazen sıkıştığımız durumlarda kimsenin sizi göremeyeceği yada ulaşamayacağı yerlere saklanır ve kendi kendimize konuşuruz tamda böyle yerlerden biridir tuvaletler kimse içeri giremez ve senin yüzünde olan onlarca soru ve endişeyi göremez ve büyük bir rahatlık hisseder kendi kendine konuşur huzurlu hissedersin kimisi içinde yorganın altına saklanmaktır. O karanlıkta kimse erişemez sana ve büyük bir huzur eşlik eder kimisi için de kendi odasıdır özellikle yağmurlu havalarda duyduğu huzur bambaşkadır. kimide onlarca kalabalığın içinde içinden kendi kendine konuşurken diğer sesler susar sadece kendi sesi sadece duyulur peki bunun adı nedir? bumı yaratan nedir sanırım cevapları hep birlikte bulmalıyız...

HAYKIRIŞ

Hep dedim ki aşka inanmıyorum herkesin bir çıkarı var ilişkilerin çoğunluğu çıkar üzerine kurulu güvensizlik temel alan biriyim sırf bu yüzden hiç mantık barındırmayan benimle hiç alakası olmayan bir evlilik yaptım ve hala bunun pişmanlığını yaşıyorum şimdi diyorum ki kendime daha çok kıymet verseydim keşke biraz daha sabırlı olup gerçek aşkı bekleseydim umutsuz olduğum güvenmediğim aşkı bekleseydim böyle mutsuzluktan ölmektense gözlerinin içine bakabileceğim biri olsaydım oturup acınası halime ağlayana kadar aptal kafamı duvarlara vurana kadar çaresiz kalıp oturana kadar keşke çok sevseydim keşke aşkın her halini tatsaydım acısı tatlısı her yönünü görseydim hayatta bir şansım daha var mı bilmiyorum umudum yok ama hayallerimden hiç vazgeçmedim tek duam mutlu olmak kabuslarımın sonu gelsin istiyorum çok şey mi bilmiyorum

KAYIP

Yine bir delinin günlüğü olarak başlamalı lafa kafamda dolu olan şeyler hikaye olmak için yeterli değilse sadece oldurmak için olsun diye olmayacak hayallere dalan tek kişiyim ben gerçek aşkın olduğuna zerre kadar inancım yokken yazdığım hikayelerin güzelliği beni şaşırtan tek nokta bu kadar hayal varken birinin bile gerçek olmaması yine en acı noktası kabuslarla gecelerden birini daha geride bıraktım sürekli bana bir şeyler anlatmaya çalışan rüyalarım ve hiç bir şey anlamayan ben karşınızdayım çoğunu uyandığımda unutuyorum zaten tek hatırladığım rüyalarım da beni seven kalbinin sıcaklığını sadece rüyalarım da hissettiğim o adam sanırım aradığım şey rüyamda karşılıyor  beni ve uyandığım da kayboluyor. Birinin kokusunu hissetmek bu kadar zor mu?? sadece biri kalbinin hızlanmasına sebep olacak nefes alırken bile hissedebileceğim tek bir el tek bir kalp...

KİMBİLİR

Defalarca yazmak istediğim ama hep tuttuğum o kelimeleri kim bilebilir içimde biriken haykırmadığım ne varsa kim bilebilir gözyaşlarıyla yazdığım günlükleri çaresizlik içinde tek başıma oturup kaç paket olduğunu saymadığım sigara paketlerini bitirirken döktüğüm gözyaşlarını kim bilebilir sayısız uyumadığım geceleri aklımdan çıkmayan gözlerini yutkunmak istediğim anda akan gözyaşlarımı kimse bilemez malesef bununla başa çıkmka o kadar zor ki inanılması güç bir performansla saklıyorum tüm çektiğim o eziyeti en yakınım diyenlere anlatılmaz bi acı....

OLMAYACAK HAYAL

Bazen öyle derin düşünürüz ki olmayacak her şey farklı görünür gözümüze sanki o hayal gerçek gibi sahte mutlulukla yaşarız. Aslında olmadığını biliriz ama bir çeşit kendimizi avutma yöntemidir bu kimi insanlar öyle bir göz teması kurar ki resmen deler geçer ama bunun farkında bile olmaz kimi de hiç bakamaz korkar ya hissettiklerimi gözlerim de görürse ya yalnızlığımı anlarsa diye yada döktüğüm gözyaşımı görürse diye anlamsız gelir bu düşünceler çoğu insana ama yalnızlığın verdiği karanlıkta boğulmak ne demek bilmeli yaşamalı insan ki karşısındakini anlasın göz yaşında boğulan yarım kalan hayaller umutlar gülüşlerini yetim bırakan kişiler tüm bu çaresiz cümleleri yaşayan onlarca insanın teselli aradığı bir omuz mutlaka vardır. Bazen diyorum öyle bir sevmeliyim öyle bir aşık olmalıyım ki herkes imrenmeli sanırım buda olmayacak hayallerden biri beceremediğim bir hayata geldim depresyonu hep hakim bende olmayacak hep şanssız biriyim demek hayatımın odak noktası resmen ama yinede gülümsemey...

DERİN AŞK

Yıllar acımı almadan dahada körükleyip büyüttü içimde yarım kalan aşkı diyerek günlüğüne başlamıştı ayça henüz 20'li yaşların başlarında çıtı pıtı siyah saçları beline kadar ince belli beyaz tenli geniş alınlı bir genç kızdı p yaz hiç istememesine rağmen yaz okuluna gitmek zorunda kalmıştı. İlk gün kampta biriyle tanışmıştı ismi fatihti fatih yumuşak başlı tatlı dilli sevecen neşeli biriydi. Ayça ile uzun zaman geçirirlerdi sonra aynı okulda ve ikisininde son senesi olduğu anlaşılmış ikisi de çok şaşırmıştı nasıl hiç karşılaşmadık diye sonunda fatih ayça'ya açılmış ona olan aşkını dile getirmişti. Ayça için yaşadıkları bir rüya gibiydi zira gönlü efendisini bulmuştu hiç düşünmeden kabul etti fatihin kalbini kalbine o sene rüya gibi geçmişti nasıl bitmişti anlamamışlardı yada sadece ayça anlayamamıştı sene bitmiş sınav sonuçları açıklanmıştı ama zeki ve derslerinde başarılı olan ayça aşk için vazgeçtiği dersleri yüzünden sınavı kaybetmiş fatih ise mühendislik fakültesini kazanmı...

SO Jİ SUB

SO Jİ SUB  Evet o bir güney koreli aktör tanınmış çok ünlü biri benimde bunalımlı çok zor geçen bir dönemimde tesadüf eseri tavsiye üzerine kore dizileri izlerken karşıma çıkan uzun boylu büyük elli adam onu gördüğüm anda koreliler hakkındaki bütün fikirlerim değişti o gülümsediğinde sanki dünyam aydınlanıyordu o elmacık kemikleri güldüğünde kaybolan gözleri masum duruşu belki hayattan belki yaşadıklarından evlilikten uzak durması sanki hayal de olsa beni bekliyor hissi yaratıyor insanda onu görünce bütün herşey duruyo sesini duyabilmek için ya dizilerini yada şarkılarını dinleyip hayal etmek yetiyor bazen benimle dalga geçiyorlar evet o ulaşılması zor mümkün olmayan bir hayal kimine göre saçmalık kimine göre sadece bir hayranlık ama bana göre benim bu dünyadaki diğer eşim ettiğim duada yer verdiğim diğer eşim sadece bir kez görmek için neler vermezdim dediğim ve benim bir erkek için bu kelimeleri ilk ve son kez kullanışım kalbim ona ait gerçek aşk bu ne hayranlık nede fan olm...

İTİRAF

İTİRAF Bunu kabul etmem çok uzun zaman almasına rağmen siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim evet 27 yıllık ömrüme bir defa bile aşk koyamadım aşk acısı çekemedim kimse için gözyaşı dökmedim acı çekmedim kafam mantığım ne derse onu yaptım ama kalbim hiç devreye girmedi genelde öncelikle kendimi düşündüğüm için sanırım bu yüzden saçma bir mantık evliliğine imza attım benimle hiç alakası olmayan bir adam sessiz sedasız yaşayan değişik biri sanki başka bir dünyadan göndermişler gibi çok enteresan biri ona bakınca ne hissediyor  yada ne düşünüyor anlamak imkansızdır hep kapalı bir kutu gibi gizemini koruyor nasıl bu kadar sessiz içine kapanık yaşıyor merak ediyorum aslında içinde farklı biri varda dışarı yansıtmaya korkuyormuş gibi düşünüyorum her yerde aynı surat ifadesi ile gezer mi demeyin adam hep aynı aslında gerçek olmasını istediğim bir hayalim var oda olma ihtimali çok düşük hatta yok gibi umutsuz vakaa....

MASUM KIZ

MASUM KIZ İsmi gibi su gibi bir genç kızdı henüz 22 yaşında olmasına rağmen henüz kimsenin gözlerine bakmamış kimsenin  ellerini tutmamıştı ama öyle bir gülümsemesi vardı insanı kendinden geçiren yeşil gözlerinde kaybolunur denilen bu kızın çok istediği yaşamak istediği aşk ona uğramamıştı hiç ve bir gün internette gezinirken hayalinin kurduğu kalbini hızla attıran o delikanlıya rastladı ama o kadar masum o kadar utangaçtı ki kendini açamadı bir türlü içindeki aşk git gide büyüdü sevgisi katmerlendi şarkılarda avundu karşılık bulamamaktan korktu hep ya istemezse ya terslerse ya alay ederse diye oysa bakmaya doyulmayacak kusursuz bir güzeldi o üstelik eşi bulunmayacak bir masumlukta ve sonunda cesaretini topladı pilot aşkına göklerde uçan sevdasına kalbini açtı umduğunu belki hemen bulamadı ama zaman ona ilk ve son aşkını getirdi ve evlilikle mühürledi ömür boyu sürecek olan mutlulukla el ele verdiler...

EKSİK TARAF

EKSİK TARAF Hastaydı kalbi güzel yüzü solmuştu mutluluk oyunu beceremediği şeydi ama mecburdu ama nereye kadar kalbinde hissetmediği duyguları hissetme arzusuyla devam edecekti olmayacak bir şeydi onun kalbi yoktu sanki kimseyi sevmemiş kimseye aşık olmamış kimseye içtenlikle bağlanmamıştı en çok tatmak istediği arzuladığı şey buydu bir adamın gözlerinde kaybolmak sadece ona ait olmak her dakika onun hayali ve düşüncesi ile olmaktı ama ne yaptıysa beceremedi sevmeyi hep bir şüphe vardı neden olmuyordu oysa aşık olsa bütün sıkıntıları bitecekti derdi bitecekti ama olmadı sonunda istemeyerek de olsa belkilerle dolu bir evlilik yaptı ve tahmin ettiği başına geldi malesef aşk ona hiç uğramadı yine mutsuz ve bu kez bağımlı ve çaresizdi kendiye hiç alakası olmayan bu adama ömürlük katlanma mecburiyeti vardı ortada bir çocuk vardı ama onun aşk arzusu öngörülemez bir hal almıştı bir adam sadece bir adama tutkuyla sarılıp mutlu olmak istiyordu ve herşey için çok geçti farkındaydı hayal ett...

gerçek aşk

Karamsar içine kapanık hastalık hastası belkide kendine bile bazen mutluluk oyunları oynayan hayatı boyunca aşk için çırpınan sevdiği elinden alınan daha çocuk kalbinde biriktirdiği acılarıyla yaşamaya çalışırken ailesinin diretmesiyle evlendirilmişti KADER ismi anlamsızdı çünkü kaderi ona hiç gülmemişti daha 17 yaşında ilk aşkından koparılmıştı dalından koparılan gül gibi o zamanlar örf adet töre diyilerek gözü yaşlı hayatının baharında bir genç kızı ölmeden ölümün soğuk nefesini hissettirmişlerdi aile içinde fırtınalı hayatı yetmez gibi ailesinin zoru ile evliliği onu bitirmeye yetmişti evlilik kağıtta kalmıştı adeta evin hizmetçisi konumuna koyulmuştu ama o kadar güzeldi ay utanur güneş kıskanırdı bakışları beyaz teni dudakları her yeri ayrıcalıklı idi resmen ama kıymet bilmeyen ellere düşmüş perişan olmuştu ilk çocuğunu talihsiz bir olay ile düşürmüş hüznü dahada artmıştı ardından ALLAH ona dünya güzeli tıpkı kendine benzeyen bir kız çocuğu bahşetmişti. Ne var ki babası erkek çocuk...

MUTSUZLUK

Kaderim 18 yaşında değişti kabullenemediğim ne varsa yaşadım hayatımın en büyük darbesini babamı kaybetmemle aldım aradan geçen yıllara rağmen kabullenemedim malesef ergenlik döneminde böylesine büyük bir acıyı hem ruhum hem bedenim taşıyamadı o soğuk torağa babamı koyarken umutlarımı gülüşlerimi hayallerimi bıraktım çünkü bir daha onlara ihtiyacım olmayacaktı biliyordum ve hiç aşık olmayı kimseyi sevmeden evlendim yıllarca bunun için de sorguladım kendimi neden neydi neyden böylesine kaçmıştım neydi beni uçurumdan iten şey kişiliğimin zıt olduğu bu adam neden hayatımın tam merkezinde yer etmişti kendine çatışmalarla geçti hergün anlamadı hiç anlatamadım kendimi benim ona duyamadığım aşkı oda bana duymadı umarsız çıkar ilişkisine döndü bizim ilişkimiz tek ortak nokta çocuk oldu bize gerisi boş bir kara delik olarak kaldı 

LİSE AŞKI

Seda  içine kapanık sessiz sakin kırılgan bir kızdı ayrıca kiloları ve ergenlik sivilceleri ile tamamen problemliydi ailesinin maddi zorlukları sebebi ile zor belada olsa lise kaydını yaptırmıştı. Okulun ilk günü gelmiş çatmıştı çok faz çekinceleri ve korkuları vardı ama gitmek zorunda olduğunu biliyordu hayalleri için okumak zorundaydı. Okul kapısından girmişti o kadar da zor değil diye geçirdi sınıfını öğrendi sıraya girdi ve sınıfına gitti herkes farklıydı çoğu birbirini tanıyordu sohbetleri koyu idi bir an sınıfın kabadayısı edasında gezen çocukla göz göze geldi ve sedayı işaret ederek ne kadar çirkin buna bakınca kusasım geliyor dedi seda sınıftan nasıl çıkacağını şaşırmıştı seneler çabuk geçmiş nihayet mezuniyet gelmişti. Ama bi farkla seda artık bakımlı zayıflamış tarzını komple değiştirmişti. Sınıf 3.sü olarak mezun olmuştu onunla alay eden kim varda ağzı açık kalmıştı okulda ona hakaret etmesine rağmen aşık olduğu çocuk diploma töreninden sonra sedaya seninle 5 dk konuşmak...
KIYMETLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİN LÜTFEN...

İNTERNET AŞKI

İNTERNET AŞKI; Suden henüz 18 yaşında genç bir kızdı o dönem internet merakı artmıştı kim bilir çok yalnız olduğu içindi belki de bi gece bilgisayarına bi mesaj geldi " TANIŞABİLİR MİYİZ" o gece başladı arkadaşlıkları sohbetleri ismi Samet idi çok tatlı çok yakışıklı bir erkekti aralarındaki sadece arkadaşlıktı çünkü Samet aşk konusunda çok katıydı doğru ya bir o bir ben yan yana gelemeyiz diye düşündü suden  ama ona aşık olmaktan kendini alıkoyamadı ona lakap takmıştı yosun gözlüm diye her gece saatlerce konuşuyor adeta birbirlerine anlatacak bir şeyler buluyorlardı yeter ki o telefon kapanmasın kopmayalım der gibi ama Samet aşk yasak demişti aklında olan yanlıştı suden aşkından eriyordu resmen yan yana ilk geldiklerinde utancından belkide gözlerinde ona duyduğu aşkı görür diye gözlerine bakamamıştı oysa ne çok istemişti o yosun gözlere bakmayı gözlerinin içinde kaybolmayı ama yapamamıştı çünkü arkadaşlardı sadece.  bir gün Samet bir kız arkadaşı olduğunu en yakınım dediği...

yaş 17

HİKAYE ZAMANI:) YAŞ 17 BİRİCİK HENÜZ 17 YAŞINDA BİR GENÇ KIZDI ZORLU HAYATI DEVAM EDERKEN ÇALIŞMAYA BAŞLADIĞI YERDE KARŞISINA BİR DELİKANLI ÇIKTI İSMİ ALİ SARIŞIN MAVİ GÖZLÜ ÇOK YAKIŞIKLI BİR DELİKANLIYDI  KISA BİR SÜRE SONRA ALİ AŞKINI BİRİCİĞİNE İTİRAF ETTİ VE AŞK BAŞLADI BİRBİRLERİNE KÖR KÜTÜK AŞIK 2 SENE GEÇİRDİLER NE YAPSALAR BİRLİKTE HERŞEYİ BERABER YAŞADILAR VE ALİ BİRİCİĞİNE AİLELER TANIŞSIN DEMESİYLE KARA BULUTLAR DOLAŞMAYA BAŞLADI NE OLUYORDU ONLARIN Kİ HER ZORLUĞU GÖĞÜSLEYEN BİR AŞKTI. HERŞEY DARMA DUMAN OLMUŞTU AŞK YERİNİ, İHANETE MUTSUZLUĞA BIRAKMIŞTI VE AYRILIK KAPIYA DAYANMIŞTI VE BİTTİ DENİLMİŞTİ VE EN ACISI ALİ BİRİCİK İLE BİRLİKTEYKEN BAŞKA BİR KADINLA DA GÖRÜŞÜYORDU VE AYRILIĞIN ARDINDAN 1 AY BİLE SÜRMEDEN EVLENMİŞTİ. BİRİCİK DE KENDİ HAYATINI KURUP ÇEKTİĞİ ACILARI HERŞEYİ ARKADA BIRAKIP HAYTINA DEVAM ETME KARARI ALMIŞTI. ARADAN 10 KOCA YIL GEÇMİŞTİ ARTIK HERKESİN KENDİ AİLESİ HAYATI VARDI AMA BİRİCİĞİN TELEFONUNA BİR MESAJ GELMİŞTİ. 'NASILSIN' YAZAN KİMDİ...

İLK AŞK

NİHAYET ORTA OKUL BİTMİŞ SEVGİ ARTIK LİSELİ OLMUŞTU. ZOR OLACAKTI BİLİYORDU ÇÜNKÜ YÜZÜ SİVİLCE DOLU VE KİLOLU BİRİYDİ VE NİHAYET OKULUN İLK GÜNÜ GELMİŞTİ. AMA NE VAR Kİ KORKTUĞU BAŞINA GELMİŞTİ. SINIFININ ALAY KONUSU OLMUŞTU NE YAPSA DA BU DURUMDAN KURTULAMAMIŞ ÜSTELİK İLK AŞKININ AŞAĞILAMASINA MAĞDUR KALMIŞTI. VE NİHAYET LİSE 3 OLMUŞTU HAYATI DÜZENİ DEĞİŞMİŞTİ. ARTIK ZAYIFLAMIŞ YÜZÜNE BAKIMLA MAKYAJLA KAPATMAYI ÖĞRENMİŞTİ. VE SINIFI ONA HAYRAN OLABİLİRDİ AMA MALESEF SON SENE BU TAKTİKLER İŞE PEK YARAMAMIŞTI AMA HALA 17 HALA GENÇ AKTİF BİR GENÇTİ  KENDİNİ KANITLAYABİLECEKTİ BABASI ESNAFTI YAZLARI ONUN YANINDA YARDIM EDERDİ VE SEVGİ OKULUNUN SON SENESİ DÜKKANIN KARŞISINDA BULUNAN KIRTASİYEDE ÇALIŞAN O ÇOCUĞU GÖRMÜŞ KALBİ YERİNDEN ÇIKACAK GİBİ OLMUŞTU NEYDİ BU HİS KALBİ NİYE BU KADAR HIZLANMIŞTI. ELİ AYAĞINA DOLAŞIYORDU ONU HER GÖRDÜĞÜNDE ONUN ÖYLE B KOKUSU VARDI Kİ SEVGİ'NİN ÖNÜNDEN GEÇERKEN ADETA BÜYÜLERDİ AMA SEVGİ KENDİNE GÜVENSİZDİ NASIL ONA AÇILABİLİRDİ ÜSTELİK ÇOK YAKIŞIKLI UZ...

BENİM ACINASI ARADA GÜLDÜREN HİKAYELERİM

Merhaba size bu yazıyı sabah 05:00 de yazıyorum. Aslında bu çok uzun zaman önce yapmak istediğim ama sadece defterlere yazabildiğim cesaret edemediğim bir durumdu. Aslında nereden başlamalı hangisini anlatmalıyım pek bilemiyorum en başından acının odak noktasından başlamalı değil mi? Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka nereden çıktı bu kadın kendi derdimiz bize yeterken ama sadece yazmak istiyorum sayfalarca sadece becerebildiğim şeyi yapıp içimi hafifletmek istiyorum okumayabilirsiniz bu sizlerin kararı ben 10.01.1990 doğumlu şanssız olarak belkide dünyaya gelen kişiyim çocukluğu bir annenin eziyeti hakaretleri dayağı altında geçen kelimelere sığmayacak şeyler yaşayan ben zorluklarla liseyi bitirip üniversite için hayaller kurarken babasını kaybedip hayata 1-0 mağlup yalnız başına çırpınan bir kuş misali ne gece nede gündüz bilmeden çalışan biri oldum adeta robota döndüm ailem için çırpındım sadece ve ben aşkın ne olduğunu asla öğrenemedim korktum birine bağlanmaktan aşık olmaktan mutsuz o...