Kayıtlar

Haziran, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KAYBEDENLER KLUBÜ2

Merhaba kaybedenler kulübü çocukluğunuz ne kadar kötü ve sorunlu geçtiyse malesef gençlik yıllarınız da bir o kadar problemli geçer. Bir çocuk düşünün annesinin sevgisi olmadan neredeyse 20 yıl geçirmiş öz annesi ama bir üvey annenin yaptığı zulümler kadar zulüm görmüş bir kız çocuğu düşünün duvar diplerinde ağlayan sessiz sessiz kendi kendine konuşan içine kapanık uzun bir süre bu süreci yaşayan bu çocuk annesinden dolu dolu sevgi görebilmek için bekledi ama alamadı. Küçük kız çocuğu büyüdü hayatını kazanmayı kendini savunmayı öğrendi o sırtında kırılan odunlar fırlatıldığı duvarlar herşey geçmişte kaldı ama o unutamadı hafızasında yer etti büyüse de korktu hep incinmekten bu yüzden sevemedi kimseyi nasıl sevsin ki sevginin diğer karşılığı anneydi ve o görmemişti anne şefkati bilmeden büyümüştü haliyle bilinçsiz kalmıştı bu duruma ve merak konusu olmuştu bu  devamı gelecek..... sevgiyle kalın

KAYBEDENLER KLUBÜ

Kaybedenler klubüne hoş geldiniz taş mıyım ben benim kalbim yok mu niye bahar bana gelmiyor neden uğramıyor bana bugün bir arkadaşım bana çok önemli birşeyi hatırlattı sen bitmişsin çoktan hayatın bitmiş ne aranıyorsun ne aşkı ne mutluluğu ben bitmişim nasıl bozuk kalmış kafam bu kadar kalbim hala 17 yaşında ama hissettiklerimi kimseye niye söyleyemiyorum bağıra bağıra anlatamıyorum neden ben neden bu kadar çaresizim tüm bunları anlatacak kimsem neden yok herkesin eleştiri okları hep benim üzerimde ama kimse kalbimi görmüyor herkes dış görünüşe bakarak yargılıyor ama yalnızlığımı  görmüyor çaresizliğimi kimse görmüyor...

ZAVALLI

Bir çocuk tanıdım henüz çocukken dayak ile karşılaşan ve bunu hiç dile getiremeyen sessiz ağlamaları dışında yapabileceği hiçbir şey olmadan yıllarca annesinden gördüğü şiddeti susarak sakladı. başından burnundan kanlar aksa da o yinede annesini çok sevgi sırtında kırılan odunları hiç görmemiş acısını hissetmemiş gibi yaşadı bir zavallı komununda biriciği babası korurdu onu ama ne var ki babası da genç yaşında vefat ettiğinde henüz 18 yaşına yeni girmişti. 18 yıl bir fiil dayak yemişti ne yapması gerektiğini biliyordu artık büyümeli güçlenmeli ve dayak yememeliydi ve gece gündüz çalışarak emeline ulaştı ama kalbini kaybetti insanların sevgisinden hep şüphe eden biri oldu aradan yıllar geçti o zavallı korumasız kız büyüdü evlendi ve annesinin ona ihtiyacı oldu çünkü biliyordu artık zavallı değildi güçlü ve girişken biriydi bu dünyada onu ezecek kimse yoktu artık korkmuyordu çünkü kız çocukları okuyup çalışıp güçlü olmak için vardır ezilip hor görülüp dayak hezimet altında yaşaması için ...

DEPRESİF HALLER

Ben kendim gibi olan onlarca insan gördüm ama hepsinin bir acısı vardı hepsi bir acıyla bir hikayeyle büyümüştü tıpkı benim gibi kimsenin bilmediği ne çok şey biriktirmişim ben beni tutam neydi bilmiyorum yada içime atmama sebep olan ben hiç kimseye inanmadım hep kendimce mücadele ettim kimsesizliğimi kimsenin örtmesini istemedim ruhuma hiç yaz gelmedi benim kalbimin soğukluğu ellerime vurur bundandır ki ellerim hep buz gibidir ben ruhumda kalbimde dört mevsim kışı yaşayan biriyim belki de en çok ağlamaktan nefret ederim en ufak yükselen sese akar gözyaşlarım bu yüzdendir kışı çok sevmem yağmur kar yağarken ağlayarak yürüdüğüm de kimse fark etmez beni öylece geçerler yanımdan sanki normalmiş gibi ama benim sessiz çığlıklarım sadece gözyaşlarımla süzülür gider ömrü hayallerle geçen herkese boyun bükerek bakarım ben çünkü bende hayalden başka bir şey elinden gelmeyen biriyim neydi bunun adı acizlik mi? Hayır değil sadece imkansızlık daha doğarken yanlış bir kader ile başlayınca hayata ye...

BAZI ŞEYLER...

Merhaba uzun zamandır yoktum ortalıkta ama bugün size bir soruyla geldim. sizlerin de kendi rahat hissettiği bazen adına kaybolmak dediğimiz durumlar var mıdır? Bazen sıkıştığımız durumlarda kimsenin sizi göremeyeceği yada ulaşamayacağı yerlere saklanır ve kendi kendimize konuşuruz tamda böyle yerlerden biridir tuvaletler kimse içeri giremez ve senin yüzünde olan onlarca soru ve endişeyi göremez ve büyük bir rahatlık hisseder kendi kendine konuşur huzurlu hissedersin kimisi içinde yorganın altına saklanmaktır. O karanlıkta kimse erişemez sana ve büyük bir huzur eşlik eder kimisi için de kendi odasıdır özellikle yağmurlu havalarda duyduğu huzur bambaşkadır. kimide onlarca kalabalığın içinde içinden kendi kendine konuşurken diğer sesler susar sadece kendi sesi sadece duyulur peki bunun adı nedir? bumı yaratan nedir sanırım cevapları hep birlikte bulmalıyız...

HAYKIRIŞ

Hep dedim ki aşka inanmıyorum herkesin bir çıkarı var ilişkilerin çoğunluğu çıkar üzerine kurulu güvensizlik temel alan biriyim sırf bu yüzden hiç mantık barındırmayan benimle hiç alakası olmayan bir evlilik yaptım ve hala bunun pişmanlığını yaşıyorum şimdi diyorum ki kendime daha çok kıymet verseydim keşke biraz daha sabırlı olup gerçek aşkı bekleseydim umutsuz olduğum güvenmediğim aşkı bekleseydim böyle mutsuzluktan ölmektense gözlerinin içine bakabileceğim biri olsaydım oturup acınası halime ağlayana kadar aptal kafamı duvarlara vurana kadar çaresiz kalıp oturana kadar keşke çok sevseydim keşke aşkın her halini tatsaydım acısı tatlısı her yönünü görseydim hayatta bir şansım daha var mı bilmiyorum umudum yok ama hayallerimden hiç vazgeçmedim tek duam mutlu olmak kabuslarımın sonu gelsin istiyorum çok şey mi bilmiyorum