BENİM ACINASI ARADA GÜLDÜREN HİKAYELERİM
Merhaba size bu yazıyı sabah 05:00 de yazıyorum. Aslında bu çok uzun zaman önce yapmak istediğim ama sadece defterlere yazabildiğim cesaret edemediğim bir durumdu. Aslında nereden başlamalı hangisini anlatmalıyım pek bilemiyorum en başından acının odak noktasından başlamalı değil mi? Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka nereden çıktı bu kadın kendi derdimiz bize yeterken ama sadece yazmak istiyorum sayfalarca sadece becerebildiğim şeyi yapıp içimi hafifletmek istiyorum okumayabilirsiniz bu sizlerin kararı ben 10.01.1990 doğumlu şanssız olarak belkide dünyaya gelen kişiyim çocukluğu bir annenin eziyeti hakaretleri dayağı altında geçen kelimelere sığmayacak şeyler yaşayan ben zorluklarla liseyi bitirip üniversite için hayaller kurarken babasını kaybedip hayata 1-0 mağlup yalnız başına çırpınan bir kuş misali ne gece nede gündüz bilmeden çalışan biri oldum adeta robota döndüm ailem için çırpındım sadece ve ben aşkın ne olduğunu asla öğrenemedim korktum birine bağlanmaktan aşık olmaktan mutsuz olmaktan terk edilmekten mantık daha ağır bastı hep işim hep ön planda oldu hep ve ben öyle bir karanlığa düştüm ki gözümü açtığımda kimse yoktu elimi tutan ben buradayım diyen seni asla bırakmam diyen korkma diyen sesim o karanlıkta yankılanıyordu peki ama ben şimdi ne yapmalıydım kime güvenip sırtımı yaslamak istesem ilk kaçan o kişi oldu malesef ki talihsiz yaşamım aşk ve iş olarak berbat bir hal almıştı psikolojik savaşım devam ederken kendimi toparlamam malesef mümkün olmadı ve yine ben öyle bir depresyonun içerisindeyken akrabalarımdan birinin sessiz içine kapanık garip bir durumu olan oğullarına evet dedim ve evlendim. Bekarken yeterince eziyet çekmemişim gibi evlenip bu durumu iki katına çıkardım onun sessizliği aramızdaki o kalın duvar ailesinin hakaretleri beni daha kötü bir duruma itti ve 2012 aralık ayında anne oldum kendi isteğimle bu dünya da tutunacak bir dal yaşamak için bir sebepti belki de ve gerçekten dünyama güneş gibi doğdu oğlum artık eşim beni bende eşimi umursamaz görmez olmuştuk böylece formaliteye dönen evliliğim tamamen bitti gözyaşım hiç kurumadı çekilmez bir şekilde süregelen hayatım gece çalışmaya başlamam ile birlikte farklı arayışlara girmeme sebep oldu ve ben kore dizilerini keşfetmeme ve bağımlı olmama sebep oldu artık gülümseyebiliyordum hayal kurabiliyordum artık mutlu olmayı öğreniyordum dizileri izledikçe daha da iyi olmaya başlamıştım sanırım aradığım terapi buydu bu hayatım böyle devam edecek sanırım...
Yorumlar
Yorum Gönder